Giriş için tıklayınız.
Sitedeki kullanıcı sayısı: 37
IMIAD-YÜKSEK LİSANS PROGRAMI  › TEZLER
TEZLER

IMIAD PROGRAMINDA YAZILMIŞ OLAN TEZLER VE ÖZETLERİ

 

2006-2007 DÖNEMİ

Yazar: GÜLŞEN SİZYEK / 418061002       gulsen2710@hotmail.com
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENERKurumsal kimlik kavramının banka şubelerinde iç mekan tasarımına etkisi ve tasarım/uygulama için endüstrileşme yaklaşımı / The influence of the corporate identity concept to the interior design of bank branches and industrialisation approach for the design / practice

ÖZET
İnceleme ve araştırmalara dayalı olarak hazırlanmış olan tez çalışması altı bölümden oluşmaktadır. Tezin kapsamı, konusu ve yöntemine ilişkin bilgiler tezin giriş bölümü olan birinci bölümde anlatılmıştır.

Temelde kurumsal kimlik kavramının kendisinin ve banka iç mekanlarının tasarımlarına olan etkisinin araştırıldığı tez çalışmasının ikinci bölümünde kurumsal kimlik kavramı, bu kavramın dünyada ve Türkiye'deki tarihsel gelişimi ve kurumsal kimlik çalışmalarının temel alanları incelenmiştir.
Araştırmanın üçüncü bölümünde; kurumsal kimlik kavramının banka iç mekan tasarımlarına yansıtılmasında yararlanılan başlıca tasarım bileşenleri incelenerek bankanın genel tasarım konseptine ilişkin bileşenler; banka mekanları kullanıcılarının ihtiyaçlarına ilişkin bileşenler; ve bankalarda işlevselliği arttırmaya yönelik bileşenler olarak üç ana başlık altında sınıflandırılmıştır. Bölümün sonunda banka şubelerinin tekrar eden ve kurumsal kimlik ögeleri taşıyabilecek iç mekan bileşenlerine ilişkin bir sınıflandırma önerilmiştir.
Tezin dördüncü bölümünde, üçüncü bölümde belirlenen faktörlerle sistematikleştirilen kurumsal kimlik kavramının banka iç mekanlarının tasarımlarına yansıtılması olgusu, Türkiye İş Bankası bünyesinde gerçekleştirilen bir örnek analizi üzerinde ele alınmıştır. Bu kapsamda bankanın kurumsal ve bireysel şubelerinde yapılan incelemeler, inşaat emlak müdürlüğünden edinilen kaynaklar ve yapılan görüşmelerden yararlanılmıştır.
Çalışmanın beşinci bölümünde ise tekrarlı yapıda olan banka şubelerinde ortak bir mimari algı yaratmayı sağlayan ve bu şekilde kurumsal kimliğe katkıda bulunabilecek bir yöntem olarak açık sistemler konusu incelenmiş ve Fransız ulusal açık sistem konvansiyonları olan A.C.C. kuralları çerçevesinde bir yarı-açık sistem önerisi getirilmiştir. Bankanın tüm şubelerinde tekrar eden ve kurumsal kimlik ögeleri taşıyan mimari bileşenler kapsamında bir bileşen pazarı oluşturulmuştur. Yarı-açık sistemlerin birçok durumu kapsayabilecek çeşitlilik ve modülerlikteki A.C.C. boyutlandırma konvansiyonları çerçevesinde geometri ve konumlandırma yönlerinden uyumlu bileşenleriyle; farklı geometri, boyut ve özelliklere sahip mekanlarda Türkiye İş Bankası'nın mevcut kurumsal kimlik çalışmasına uygun düşen ortak bir tasarım dili ve mimari algı yaratma amacı güdülmüştür.

ABSTRACT

This thesis is about the relationship between corporate identity and interior design in bank branches. Especially in corporations with a number of branches, their repetitive interiors gain more importance to reflect a coherent approach to its style, atmosphere, service and in general meaning its way to transmit its corporate identity. This is the reason for this thesis to use a bank example to approach the subject. It is aimed to identify the basic criteria of corporate interiors of bank branches based on a study supported by literature search, case studies and sample surveys. The study comprises of six chapters: The second part deals with the concept of corporate identity in terms of its definitions, its history, its relationship with linked concepts such as; corporate culture, corporate philosophy and vision, corporate image and corporate communication. The third chapter deals with the corporate communication through the built environment of bank interiors as well as physical, psycho-social and efficiency requirements of clients and employees in bank branches. In the end of this part, a list of required components charged with corporate identity items, which are repetitive in every branches of a bank. In the fourth chapter, a specific Turkish Bank (Türkiye İş Bankası) is chosen to analyze its approach to link its corporate identity with interiors of its branches. This analysis is made by using the criteria provided from the interior components list of third chapter. In the fifth chapter, a semi-open system is suggested as a designing and planning method for bank interiors applied on the example of the bank analyzed in fourth chapter. In this chapter it is also explained that, as an architectural approach what an open or semi-open system means, what kind of advantages it provides, which conditions, limitations and regulations it has and why it is preferred for bank branches to communicate their corporate identity through their interior designs. In the end of this chapter a catalog component list of this semi-open system is constituted for the bank analyzed before.
In conclusion, this thesis confirms that interior design is an efficient tool for communicating corporate identity, especially for corporations having a number of branches such as banks, and gathers together some specific criteria to develop or evaluate a corporate environment for them. It also claims that, an interior design program based on a corporation level semi-open architectural system, which consists of common catalog components around geometric and positioning conventions like A.C.C. conventions, contributes corporate interiors to constitute a coherent perception of corporate identity through architecture.

Yazar:SELMA ÖZKAN / 418061010           selmaozkann@yahoo.com
Danışman: ÖĞR. GÖR. ÖZGE CORDAN
Hazır giyim mağazalarında tasarım ve marka limliği ilişkisi: Polo Garage mağazalarının analizi / Relation between brand identity and design in ready-made clothing stores: Analysis of Polo Garage stores

ÖZET

Bu tez çalışmasının amacı, mağazalarda tasarım ve marka kimliği arasındaki ilişkinin açıklanmasına yönelik olarak bir analiz yöntemi geliştirmek ve geliştirilen bu yöntemi Polo Garage mağazalarında örneklemektir. Çalışma içerisinde marka kimliği kavramı detaylı bir biçimde ele alınmış, konu ile ilişkili kavramlara açıklık getirilmiş ve mağaza tasarımının marka kimliği kavramı içersindeki yeri ortaya konulmuştur. Tez kapsamında, hazır giyim mağazalarında iç ve dış mekan tasarım kriterleri belirlenerek, bu kriterlerin marka kimliği ile olan ilişkisi örneklerle desteklenerek açıklanmıştır. Tezin analiz bölümünde, seçilen örnekler üzerinden Polo Garage mağazalarında marka kimliği ve tasarım ilişkisi, oluşturulan tablolar aracılığıyla incelenmiştir. Örnek mağazalar yenilenme tarihlerine göre analiz edilmiş ve böylece marka kimliği ve tasarım ilişkisinin zaman içinde nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdiği de tespit edilmiştir. Polo Garage mağazaları üzerinden, marka kimliklerinin mağaza tasarımıyla ne şekilde ilişkilendirebileceğine dair önerilen analiz yöntemiyle elde edilen bulgular ortaya konulmuş ve bu bulgular üzerinden çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

ABSTRACT

The purpose of the thesis is to develop an analysis method to explain the relation between brand identity and store design and to exemplify this analysis method in Polo Garage Stores. In this study, the brand identity concept and the related concepts with brand identity have been explained and the place of store design in the concept of brand identity has been discussed. In the content of the thesis, exterior and interior design criterias in ready-made clothing stores have been defined and the relation between brand identity and the specified design criterias has been explained through examples. In the analysis part of the thesis, the selected Polo Garage Stores have been analysized according to these specified design criterias through created tables. These store examples has been classified as to renovation dates, so the change and development of the store design and brand identity in time has been clarified. The findings obtained by applying the suggested analysis method on Polo Garage Stores has been used to develope some suggestions.

Yazar:SELİN TUNALI /  418061009                      selintu@gmail.com
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENER
Zincir otellerde konaklama amaçlarına göre yatak odası nitelikleri ve tasarım-uygulama için endüstrileşme yaklaşımı / Qualities of chain hotel bedrooms according to purposes of accommodation and industrialization approach for design-practice

ÖZET

Otel yatak odalarının müşteri algısı üzerindeki etkisi, otelin diğer iç mekânlarına göre daha güçlü olduğundan, oda tasarımı bir otel için ilk ve en önemli tasarım kararını oluşturmaktadır. Bu çalışmada zincir otellerin seçilen şehir içi ve kıyı tesislerine ait yatak odası örneklerinin karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda, N.E.N 2883 konvansiyonları baz alınarak bir otel zincirinin yatak odaları için yarı açık bir sistem ön görülmüş, sistemin uygulaması ise zincire ait şehir ve kıyı oteli üzerinde yapılmıştır. Yapılan tasarım ve uygulama otel odası tasarımının ne şekilde yapılması gerektiğine değil, yarı açık sistem yaklaşımının zincir otel odalarında kullanımını anlatmaya yöneliktir.

ABSTRACT

As the bedrooms make a more lasting impression on the lodging guest than other interior spaces of the hotel, the room design constitutes the primary and the most essential design decision. The evaluation of bedroom examples belonging to pre-selected destinations city and resort facilities of chain hotels was the methodology of the study. According to the evaluations, a semi-open system is proposed for bedrooms of a chain hotel by considering N.E.N 2883 conventions and the system is applied to a city and a resort hotel belonging to the chain. It is worth to state that the proposed design and application with this study, are not intended for how hotel room should be designed; but to explain the usage of the semi-open system approach in chain hotels.

Yazar:BİLGE KAŞLI / 418061001                bkasli@ug.bilkent.edu.tr
Danışman: DR. DENİZ ÇALIŞIR PENÇE
İstanbul'da yeniden işlevlendirilen korumaya değer endüstri yapıları ve iç mekan müdahaleleri: Santralistanbul örneği / Reused industrial buildings in Istanbul that are worth to conserve and their interior interventions: A case study Santralistanbul

ÖZET

En temel anlamıyla, amacı insana barınak sağlamak olan mekan ve yapının var olma nedeni insandır. İnsanlar tarafından kullanılamayan bir yapı, var oluş nedenini yitirmiş demektir. Bu nedenledir ki kullanılmayarak terk edilen, kendi haline bırakılan yapılar harabeye dönmektedirler.
Yapıldıkları dönemde, var olan ihtiyaçları işlevsel olarak karşılama amacına yönelik oluşturulan mekan ve yapı, zaman içinde değişen kültürel ve sosyo-ekonomik koşulların beraberinde getirdiği farklılaşan toplumsal yaşam ve ihtiyaçlar sonucunda işlevsel olarak eskiyebilir. Fakat çoğu zaman, işlevsel olarak eskiyen yapılar, yapıldıkları dönemin kültürel, mimari, teknik, sosyal, ekonomik vb. özelliklerinin somut birer yansıması olan fiziksel varlıklarını devam ettirirler. Bu şekilde işlevsel olarak eskiyen fakat fiziksel olarak varlıklarını devam ettiren yapıların terkedilerek yok olmaya mahkum olmadan oldukları manevi değerlerin geleceğe aktarılması için, yeniden işlevlendirilmeleri gerekmektedir.
Gerek teknolojik yönüyle, gerekse insanların yaşam biçimlerini değiştiren sosyal, kültürel ve ekonomik boyutta yarattığı gelişmelerle, Endüstri Devrimi'nin tarihteki etkileri dünyada olduğu gibi Osmanlı Devleti'nde de hissedilmiştir. Endüstri yapıları, taşıdıkları teknik bilgi, yapıldıkları döneme ait sosyal, kültürel, tarihi ve mimari özelliklerle korunmaya değer yapı kategorisindedirler. Bu nedenle, tüm korunmaya değer yapılarda olduğu gibi endüstri yapılarında da bulunan korunmaya değer özelliklerin tahribata uğramaması için, yeniden işlevlendirme sırasında uygulanacak olan müdahaleler hassasiyetle ele alınmalıdır.
Tez kapsamında, yeniden işlevlendirilecek olan korunmaya değer yapılarda, müdahale hassasiyetini ve kararlarını belirlemek amacıyla, müdahale öncesinde, mekana has özelliklerin tespiti için bir analiz yöntemi önerilmiştir. Önerilen analiz yöntemi, İstanbul'da yeniden işlevlendirilmiş korunmaya değer bir endüstri yapısı örneği olan Santralİstanbul, Enerji Müzesi üzerinde örneklenmiştir.

ABSTRACT

Space has a fundamental aim of providing shelter for human being, therefore the reason for the existence of space is human being. A building which is not being used by human being means that the building has lost its existence reason. Thus, buildings which are abandoned and not used would absolutely become wreck.
Buildings which are build to meet the functional needs of their time, may get old due to the changes in the social life and needs regarding the change in cultural an soci-economical conditions.Howevwer, in many cases these functionally old structures may preserve their physical existence, which is a concrete reflection of their cultural, architectural, technical, social and economical, etc. properties. These functionally old but physically still existing buildings neeed to be evaluated in terms of ?adaptive re-use? in order to convey their incorporeal values to the future.
Like many other countries, Ottoman Empire is also influenced by Industrial Revolution, not only with its technological sides but also with the developments created in social, cultural and economical dimensions and effected whole social life. Industrial buildings are worth the conserve, with their acquired technological data, social, cultural, historical and architectural values. Therefore, like other buildings which are worth to conserve, industrial buildings should also be evaluated in terms of ?adaptive re-use?. Possible intervantions during this ?re-use? process should be undertaken very carefully to preserve the properties of the industrial buildings from dilapidation.
Within the context of thesis, with the aim of determining intervension sensitivity and decisions before the intervention process, an analysis method is proposed. Santralİstanbul, Energy Museum, which is a worth to conserve, reused industrial building is taken is as a case study for the analisis method.

Yazar:MÜGE ÖZDEN / 418061006                     muge20@yahoo.com
Danışman: ÖĞR. GÖR. ABDULLAH ERENÇİN
Konfeksiyon mağazalarında bir pazarlama aracı olarak aydınlatma tasarımı / Lighting design as a marketing tool in apparel stores

ÖZET

Bu çalışma kapsamında, giriş bölümünden sonraki ikinci bölümde aydınlatmanın temelini oluşturan ışığın temel özellikleri ve ışık kaynakları açıklanmıştır. Üçüncü bölümde bu kavramlarla bağlantılı olarak aydınlatma tasarımının amaçları, tasarım aracı olarak ışıklıklar ve ışık kontrol sistemleriyle ilgili bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde konfeksiyon mağazalarında aydınlatma tasarımının amaçları ve aydınlatma kriterleri üzerinde durulmuştur. Mağazalarda çeşitli bölümlerde ne tür aydınlatma tasarımlarının uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Beşinci bölümde aydınlatma tasarımının pazarlamadaki önemini vurgulamak üzere pazarlama teknikleri, tasarım-pazarlama ilişkileri ve mağazalarda müşteri davranışları üzerinde durulmuştur. Altıncı bölümde örnek olarak seçilen üç mağazada aydınlatma tasarımı bir pazarlama aracı olarak ele alınarak, tez kapsamında verilen bilgiler ve uygulama yapan firmalardan alınan bilgiler dahilinde incelenmiş, uygulanan farklı aydınlatma tasarımlarının markaların kimlikleri üzerinden, pazarlamaya etkileri incelenmiş, olumlu ve olumsuz yönleri tespit edilmiştir. Bu tespitlerle aydınlatma tasarımının mağaza tasarımındaki önemi ve pazarlamadaki yeri vurgulanmıştır.

ABSTRACT

Within the scope of this study, in the second chapter following the introduction, the basic features of light and light sources that form the basis of lightning are described. In the third section, in connection with these concepts, the goals of the lighting design, luminaires as a design tool, some information on light control systems has been given. In the fourth section, the purpose of store lightning design and the lighting design criteria are explained and the different kinds of lightning designs applied in different parts of the stores are specified. In the sixth chapter, in the three stores chosen as examples, the lightning designs are analyzed as a marketing tool, within the information given in the content of the thesis and some others obtained from the companies; the different lightning designs applied are examined on the basis of the brand identities and the positive and negative aspects are detected. In the light of these findings, the importance of lightning design in the store design and its significance in marketing are emphasized.

2007-2008 DÖNEMİ

Yazar:SEZEN BURÇE ŞAHİNKAYA/AYDIN / 418071015 sezenburce@hotmail.com
Danışman: ÖĞR. GÖR. DENİZ ÇALIŞIR PENÇE
Bauhaus mobilya tasarımının günümüz mobilya tasarımına etkileri / Influences of Bauhaus furniture design on recent furniture design

ÖZET

Bu çalışmada, Bauhaus mobilya tasarımının günümüz mobilya tasarımına etkileri değerlendirilmiştir. Bauhaus tarihi ve Bauhaus mobilya tasarımı yaklaşımından hareketle Bauhaus mobilya tasarım kriterleri oluşturulmuş, sınıflandırılmış ve örneklendirilmiştir. Bauhaus mobilya tasarım kriterleri fiziksel bakımdan, estetik bakımdan, üretim bakımından, kullanım bakımından ve mekansal bakımdan ele alınmıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısından günümüze mobilya tasarımında yaşanan gelişmeler değerlendirilerek Bauhaus tasarımının bu süreçteki etkisi araştırılmıştır. Günümüz mobilya tasarımının Bauhaus mobilya tasarımı ile benzeşen ve ayrılan yönleri belirlenmiştir. Bauhaus mobilya tasarım kriterleri referans alınarak günümüz mobilya tasarım kriterleri oluşturulmuştur. Bu kriterleri sağlayacak bir mobilya tasarım önerisinin değerlendirilmesi sonucunda Bauhaus mobilya tasarımının günümüz mobilya tasarımına etkileri belirtilmiştir.

ABSTRACT

In this study influences of Bauhaus furniture design on recent furniture design are evaluated. Starting from the history of Bauhaus and Bauhaus furniture design approach, Bauhaus furniture design criterias are defined, classified and examplified. Bauhaus furniture design criterias came up physically, aesthetically, in terms of production, in terms of usage and spatially. Thereby evaluating the progress in furniture design from the mid of 20th century till present day, influence of Bauhaus furniture design in this process is investigated. Similar and divergent aspects of recent furniture design and Bauhaus furniture design are indicated. Thereby referencing Bauhaus furniture design criterias, recent furniture design criterias are constituted. As a result of evaluating a furniture design proposal that derived from these criterias, influences of Bauhaus furniture design on recent furniture design are stated.

Yazar:ALPER AKAR / 418071002                    alperakar@yahoo.com
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENER
İstanbul şehir içi belediye otobüslerinin yolcu odaklı iç mekân analizi ve değerlendirmesi / Passenger oriented analysis and evaluation of İstanbul city bus interiors

ÖZET

Tezin ele alınış amacı, İstanbul şehir içi belediye otobüslerinin iç mekân tasarımının küresel ve yerel kriterleri karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesidir. Bu amaçla, ulusal mevzuat kapsamındaki kriterler saptanmış, mevzuat hâricinde gerekli görülen kriterler ise literatür taraması ile derlenmiştir. Tüm bu kriterler doğrultusunda her tip belediye otobüsü içinde analizler yapılmış, elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Bu çalışmalara ek olarak, her tip otobüste seyir hâlinde anket doldurulmuş, böylece yolcuların iç mekân uygulamalarına dair memnûniyetleri saptanmıştır. Ulaşılan tüm verilerin ışığında; daha yüksek düzeyde erişilebilirlik ve daha fazla yolcu memnûniyeti sağlayacak iç mekân tasarımına yönelik öneriler, çalışmanın sonuna eklenmiştir.

ABSTRACT

The aim of the thesis is to determine if the interior design of Istanbul city buses fulfill regional and global design criteria. For that purpose, national regulations concerning the bus journey are determined initially. In case they don?t include all the required aspects, new design criteria are generated through literature survey. Therefore studies performed inside all type of buses to check their compatibilities to national legislation and global design criteria. As secondary study method, a satisfaction survey is filled by passengers on a bus travel. All findings and suggestions to provide better accessibility and better passenger satisfaction are presented at the last chapter of the work.

Yazar:PINAR ÇELEN / 418071012              pinark@superonline.com
Danışman: DR. ABDULLAH ERENÇİN
Toplumsal etkileşim mekânı olarak sinemalar / Cinemas as places of social interaction

ÖZET

Tez kapsamında öncelikle sinemanın tanımı yapılmış, dünyada ve ülkemizde sinemanın doğuşu, gelişimi hakkında bilgiler aktarılmıştır. Çalışmanın devamında sinema, bir toplumsal etkileşim mekânı olarak daha çok sosyal yönü ile ele alınmış, Türkiye'deki seyirci alışkanlıkları hakkında fikir sahibi olabilmek için ise İstanbul'un belli noktalarında anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Ardından sinemanın mekânsal özellikleri etkileşim dâhilinde incelenmiş, sinema salonları ile ilgili genel teknik ve mimari bilgilere yer verilmiştir. Son bölümde, tez kapsamında ortaya konan tarihçe, kavramlar ve çeşitli veriler bağlamında; İstanbul Beyoğlu'nda bulunan Alkazar Sineması'nın incelemesi yapılmıştır.

ABSTRACT

Within the scope of this study, first, the definition of cinema has been done. Information about the birth and the progress of cinema in the world and in Turkey has been given. After cinema has been discussed in the context of interaction, emphasizing social aspects; a survey has been made in definite points of İstanbul in order to reveal Turkish cinema audience?s habits. Then, the place of cinema has been evaluated as an architectural space emphasizing the interaction, while citing the architectural and technical data about movie halls. At the last chapter of the work, the Alkazar Movie Hall, situated in Beyoğlu İstanbul, has been examined in the context of historical process, aspects and various data introduced within the thesis.

Yazar:BERNA ARSLAN / 418071004          bernaclone@hotmail.com
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENER
Motoryatlarda iç mekan tasarım süreç ve kriterleri/Interior design process and criterias of motoryachts

ÖZET
Motoryatlar genel olarak eğlence, dinlenme, gezinti, spor ve barınma gibi sosyal amaçlarla kullanılır. Bu yatlarda kullanıcısının istekleri doğrultusunda konforlu ve fonksiyonel mekanlar yaratmak iç mekan tasarımcısının görevidir. Ancak bu tasarım sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerleyip sonlandırılabilmesi için tasarımcı fiziksel şartları, teknede yer alan tüm sistemlerin çalışma prensiplerini, ilgili denetim kuruluşlarının koyduğu kuralları kavramış olmalıdır.
Bu tezin amacı, ülkemizde yeni yeni gelişmeye başlayan yatçılık sektörünün ve yat tasarımının bireysel ve ulusal önemini vurgulamak; suda ilerleyen ve suda bir yaşam vaad eden yatların, tasarım aşamasında ne tür süreçlerden geçtiğini analiz etmek, süreci etkileyen sistem ve kriterleri tanımlayarak iç mimarın süreçteki rolünü ve diğer disiplinlerle olan ilişkisini ortaya koymaktır.

ABSTRACT

Motoryachts are generally used for special purposes like entertaintment, excursion, recreation, sport and accommodation. In these yachts, creating comfortable and functional spaces according to its user demands, is the mission of interior architect. However to progress the design process and terminate it instrumentally, the designer needs to comprehend the physical conditions, principles of all the systems in the boat and the regulations set up by inspection foundations.
The purpose of this thesis is to emphasize the individual and national significance of yachting industry and yacht design, begins to develop recently. Additionally, it aims to analyse ? the yachts move on water and offer a life afloat- what kind of processes have been applied at the design stage and to propound the role of interior architect and its relations with other disciplines by defining about the systems and criterias which affect the process.

2008-2009 DÖNEMİ

Yazar:CEMAL ÇOBANOĞLU / 418081003    cemmocoba@yahoo.com
Danışman: DR. ÇİĞDEM EREN DEMİREL
II. Dünya Savaşı sonrası mobilya tasarımına genel bir bakış: Finlandiya örneği (1945-1960) / Overview of furniture design after World War II: Finland example (1945-1960)

ÖZET

Yüzyıl ortası modernizmi olarak da adlandırılan, savaş sonrası dönemin mobilya tasarımı stiline sahip mobilyalar, zamansız mobilyalar olarak tanımlanmıştır. Bu zamansız tasarımlar mekan ve insan ile kurdukları ilişkinin yanı sıra; sade, basit ve işlevsel olma özelliklerine sahiptirler. Savaşın getirdiği malzeme ve üretim tekniği çeşitliliği gibi olumlu etkiler de dönemin mobilya tasarımı anlayışını şekillendiren önemli unsurlar olmuşlardır.
Bu özellikleri taşıyan, II. Dünya Savaşı'nın etkisinde gelişen, 1945-1960 yılları arasını kapsayan yüzyıl ortası dönemdeki mobilya tasarımı, ülke başlıkları altında; mobilya tasarımını etkileyen akımlar, tasarımcılar, tasarımlar, üreticiler ve ülkelerin tasarım politikaları dahilinde incelenmiş, dördüncü bölümde Finlandiya örneği, ayrıntılı olarak; tasarım eğitimi, tasarım politikası, çeşitli tasarım kolları gibi başlıklar dahilinde ve özellikle Alvar Aalto'nun mobilya tasarımlarının mekan ve insan ile kurduğu ilişki üzerinde durularak incelenmiştir.
Mobilya tasarımın endüstriyelleşme sürecinin hız kazandığı savaş sonrası yıllar, aynı zamanda günümüzdeki tüketim toplumunun da yaratılmaya başlandığı dönemdir. Bu nedenle, tezde sorgulanan bir diğer konu da mobilyanın tüketim toplumu yaratılması sürecindeki rolüdür.
Tezin sonuç bölümünde, yüzyıl ortası dönemin mobilya tasarım anlayışı değerlendirilmiş, mobilya-mekan ve mobilya-insan ilişkisi üzerinden Taşkışla'daki stüdyolarda kullanılan plastik sandalyeler ve önceden kullanılan ahşap tabureler incelenmiş, alternatif tasarım önerilerinde bulunulmuştur.

ABSTRACT

The furnitures that have the style of post war era furniture design styles, also accepted to be of mid century modernism, are defined as timeless furnitures. Besides the relationship these timeless designs have between space and human, they are modest, simple and functional. Variety of material and production technics which have been brought to life as a positive outcome of the war have been considered as the foremost titles which have effected furniture design of that era.
Furniture design carrying the above mentioned characteristics, in the era from 1945 to 1960, which have developed by the impact of World War II, have been analized under country titles, in terms of the movements which have effected the furniture design, the designers, the designs, the producers and design policies of countries and in section four, in terms of design education, design policy, various design branches and especially, the interrelation between human and space in the furniture designs of Alvar Aalto, Finland Example had been particularly examined.
Post war years which have accelerated the industrialization period of furniture design is also the era today?s consumption society have ben started to be formed. Consequently, the role of furniture in the formation of consumption society is another topic discussed in this thesis.
In the conclusion part of the thesis, furniture design perception of mid century era had been analized and over the relationships between furniture-space and furniture-human, the plastic chairs present in the ateliers in Taşkışla and the formerly used wooden stools have been evaluated and new design proposals have been made.

Yazar:ESRA KARAGÖZ / 418081005               karagozes@gmail.com
Danışman: ÖĞR. GÖR. ÖZGE CORDAN
Pop up mekan tasarımı ve pazarlama ilişkisi / The relation between pop up space design and marketing

ÖZET

Bu çalışmada, belgesel ve görsel olmak üzere analog ve dijital literatür taraması, bölgesel ve alansal gözlem ve kişisel görüşme yöntemi ile pop up mekan tasarımı ve pazarlama ilişkisi Türkiye ve Türkiye dışından örnekler üzerinden analiz edilmiştir. Pop up mekan ile ilişkili olan postmodern tüketiciye yönelik pazarlama yaklaşımları, marka ve kurum kimliği detaylı olarak ele alınmıştır. Pop up mekan kavramına açıklık getirilmiş ve pop up mekan türleri tanımlanmıştır. Pop up mekan tasarımını etkileyen pazarlamaya ve tasarlamaya ilişkin faktörler Türkiye'den 11 ve Türkiye dışından 31 adet pop up mekan örneği üzerinde analiz edilmiştir. Örnek analizleri sonucu pop up mekan tasarımını etkileyen pazarlamaya ve pop up mekanların plan kurgusu ile mekansal öğelerini tasarlamaya ilişkin faktörler ile ilgili saptamalarda bulunulmuştur. Türkiye'den ve Türkiye dışından olmak üzere iki grup halinde pop up mekan tasarımını etkileyen pazarlamaya ilişkin faktörler ve pop up mekan tasarım kararları çizelgelere aktarılmış ve bulgulara ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir. Sonuç olarak, pop up mekanların değişimine, dönüşümüne, gelişimine ve gelecekte olası farklı kullanım alanlarına ilişkin öngörü ve önerilere değinilmiştir. Ayrıca; farklı disiplinler ile ilişkili olan pop up mekan tasarımının iç mimarlık disiplini açısından önemine dikkat çekilmiştir.

ABSTRACT

In this study, the relationship between pop up space design and marketing through examples from Turkey and the rest of the world is analyzed using analogue and digital literature, regional and spatial observation and personal interview. The postmodern consumer-oriented marketing approaches, the concept of brand and corporate identity are introduced. The pop up space conceptually defined and classified according to the types of places they exists. Marketing factors affecting the pop up space design and design decisions including layout of space and spatial elements for 11 selected examples from Turkey and 31 from the rest of the world are analyzed. Examples from Turkey and the rest of the world are evaluated into two groups. Analysis were processed for the two groups of excamples into the charts. Through the charts findings and results is described. There are foresights related to the evolution, transformation and possible future proposals of pop up spaces. The relation and importance of the pop up space that is associated with different disciplines is explained for interior architecture.

Yazar:ŞULE ÇOLAK / 418081013                 sulecolak@hotmail.com
Danışman: ÖĞR. GÖR. ÖZGE CORDAN ; PROF. DR. HASAN ŞENER ; PROF. DR. SEÇİL ŞATIR
Kamusal alanda kentsel iç mekanlar: Kent mobilyaları ve moda semti üzerine bir analiz ve tasarım önerisi / Urban interiors in public space: An analysis and design proposal on urban furnitures and moda district

ÖZET

Bu tez çalışmasının amacı, kamusal alanda kentsel iç mekan kavramını incelemek, kent mobilyaları üzerinden Moda Semti'nde bir analiz ve tasarım önerisi geliştirmektir. Tez kapsamında toplum, kamusal kent mekanı, kent mobilyası ve kentsel iç mekan kavram ve terimleri detaylı olarak ele alınmıştır. Kamusal kent mekanları, kent mobilyaları ve toplumsal etkileşim incelenmiştir. Anket ve gözlem sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda bir tasarım önerisi geliştirilmiştir. Moda sahilindeki dolgu alandaki parkta, bir kensel iç mekan tasarımı yapılmıştır. Kamusal alanda kentsel iç mekanların, iç mimari tasarım açısından değerlendirilmesinin önemi vurgulanmıştır.

ABSTRACT

The aim of this thesis is to analyze urban interiors, improve an analysis and design proposal at Moda District through urban furnitures. Within the context of the research society, urban space, urban furniture and urban interior are introduced in detail. Urban space, urban furniture and social interaction is analyzed. Predictions are made about the relationship between society and urban furniture through the findings and evaluations of the conducted survey. A design proposal at a park in Moda shore is generated through the gathered information of surveys and observations. Evaluation of urban interiors through the interior architecture is highlighted.

Yazar:SABİHA SEVGİ/YILDIZ 418081011   sabihayildiz@gmail.com
Danışman: ÖĞR. GÖR. ABDULLAH ERENÇİN
İç mimaride sayısal tasarım ve üretim teknikleri: Sergileme elemanı tasarımı / Digital design and fabrication techniques in interior architecture: Exhibition design

ÖZET

Hayatımızdaki birçok nesne dijital ortamlarda erişebildiğimiz araçlara dönüşmektedir. Günümüzde bilgi ve bilgisayar teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte iç mimarlıkta farklı tasarım teknik ve yöntemleri kullanılarak yenilikçi tasarım arayışları ortaya çıkmıştır, bununla birlikte üretim teknikleri de farklılaşmıştır. Bilgisayar destekli üretim tekniklerinin iç mimariye adaptasyonu ile yeni formların ve tekniklerin kullanımıyla ortaya çıkan bir biçimsel dil olduğunu söylemek mümkündür. Araştırma kapsamında iç mimarlık ve sayısal üretim anlayışı arasındaki ilişki, sayısal tasarım teknikleri, sayısal üretim sürecinde kullanılan üretim araçları ve sayısal üretim stratejileri ele alınacaktır. Son olarak da bu üretim tekniklerinden biri örnek bir problem üzerinden deneyimlenecektir. Anahtar Kelimeler: Sayısal tasarım, bilgisayar destekli tasarım, bilgisayar destekli üretim, sayısal üretim

ABSTRACT

Many objects in our lifes are transformed in a such way that we can reach these objects in the digital environment. With the help of increasing information and computer technologies, innovative design is generated in the interior architecture by using different design techniques and methods. Apart of this, manufacturing techniques are differentiated. By means of computer technologies, it will be possible to predict that interior architecture will gain new meanings and forms beyond the basic architecture standards. In this research; the relationship between interior architecture and digital manufacturing, computational design techniques, digital fabrication tools and digital fabrication strategies during the digital manufacturing are held. Finally, one of these digital fabrication techniques will be experienced by using a real problem.

Yazar:Handan DUYAR 418071018             handanduyar@gmail.com 
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENER
Sergileme elemanlarının türkiye’deki endüstrileşme düzeyi / Industrialization level of exhibition elements in Turkey

ÖZET

Bir fikrin ortaya konduktan sonra, tasarımcının bilgi birikimi ile şekillendirilmesi ve ürün haline getirilmesi uzun ve yorucu bir tasarım süreci sonucunda gerçekleşmektedir. Ürünün izleyici veya kullanıcıya ulaşması ise, üzerinde düşünülmesi gereken diğer bir tasarım sürecidir. Tasarımın her alanında bu iki süreç birbirleri ile ilişkili olmak durumundadır.Tasarımın insan hayatına katkısı ve ürünün niteliği ancak kullanıcıya doğru ulaşım yöntemi ile sağlanmaktadır. Tasarım ürününü ve kullanıcı arasındaki bu bağın kurulması için ise, tasarımın ulaşılabilirliği, en iyi derecede tanıtımı ve kullanıcıya sunum koşulları doğru bir şekilde sağlanmalıdır. Üretimin hedef kullanıcıya ulaşması için bu koşulları yerine getirmede kullanılan araç “sergileme” eylemidir. Kullanıcı ile doğru teması sağlayacak sergileme yöntemlerine ve buna bağlı olarak yardımcı ürünlere ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu çalışmada, Türkiye’deki sergilerde kullanılan sergileme elemanlarının seçiminde, sergi mekanlarını tasarlayan kişiler için yararlı olabilecek bir yöntem/ araç geliştirilmeye çalışılmış, piyasada konu alanındaki durum incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümü konuya giriş niteliği taşımakta olup, kısaca konunun önemi üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümünde, konu ile ilgili temel kavramlar açıklanmakta olup, sergileme kavramı, tarihçesi ve sergileme mekanları analiz edilmektedir. Üçüncü bölümünde ise sergi ürününün kullanıcıya ulaşmasını sağlayan sergileme elemanlarının tasarımı ve bu tasarıma etki eden faktörler yer almaktadır. Dördüncü bölümde sergileme elemanlarının uygulama yerlerinin esas alınarak sınıflandırılması yapılmaktadır. Beşinci bölümde endüstrileşme kavramı, bu kavram doğrultusunda sergileme elamanlarının üretiminde endüstrileşmenin önemi, üretimde endüstriyelleşmiş sistemlerin özellikleri ve üretim prensipleri hakkında bilgi verilmektedir. Altıncı bölümde de piyasada bulunan sergileme elemanları üzerinde endüstrileşme düzeyini ortaya koymak üzere bir envanter çalışması gerçekleştirilmektedir.Son bölümde ise çalışma ile ilgili genel sonuç ve İstanbul Teknik Üniversitesi hollerrinde gerçekleştirilen sergiler için örnek bir sergileme sistemi tasarımı sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sergileme, sergi ürünleri, sergileme elemanı tasarımı, sergileme elemanları çeşitleri

ABSTRACT

After an idea is presented, its shaping and transformation into a product with the knowledge of the designer are realized at the end of a long and demanding design process. Delivery of the product to the audience or user is another design process, which must be considered. These two processes must be related to each other in every field of design.

The contribution of design to human life and the qualification of the product can only be fulfilled by following correct delivery methods to the user. In order for this connection to be established between the design product and user, the conditions of the accessibility of the design, its introduction in the best way, and presentation to the user must be provided. In order for the production to reach target user, the tool that is used is the act of “exhibition”. Exhibition methods that would provide direct contact with the user and, in relation to this, auxiliary products are required.

In this study, a method/ tool has been tried to be developed that may be useful for the people, who design exhibition areas in the selection of exhibition elements used in Turkey, and the condition in the market regarding the subject has been analyzed. The first part of the study acts as an introductory to the subject, and the importance of the subject have been emphasized briefly. In the second part, basic concepts regarding the subject have been explained, and the concept and history of exhibition, and exhibition areas have been analyzed. In the third part, matters regarding the design of exhibition elements that enable the delivery of exhibition product to the user and the factors that affect this design are included. In the fourth part, the classification of exhibition elements has been made based on their places of application. In the fifth part, information regarding the concept of industrialization, the importance of industrialization in the production of exhibition elements in line with this concept, the properties of industrialized systems in production, and production principles have been provided. In the sixth part, an inventory study has been carried out in order to present the level of industrialization on the exhibition elements available in the market. In the last part, general result regarding the study and a sample exhibition system for the exhibitions held at the halls of İstanbul Technical University have been presented.


2009-2010 DÖNEMİ

Yazar:ESİN HASGÜL / 418091014                esinhasgul@gmail.com
Danışman: DOÇ. DR. HASAN ŞENER
İç mekanda yön bulma: Büyük ölçekli binalarda inceleme / Wayfinding in interior spaces: a study in big scaled buildings

ÖZET

Mekan; içerisinde ihtiyaçlara bağlı olarak eylemlerin gerçekleştirildiği bir ortamdır. Eylemler mekanı kullanmaya yönelik olup mekan içindeki sirkülasyonu sağlar. Bir mekana girildiğinde; ilk olarak mekan hakkında bilgi edinmeye dair algılama süreci, ardından ihtiyacımıza yönelik olarak mekanda hareket etme eylemleri gerçekleştirilir. Mekan içinde yön bulma kavramı, bu kapsamda devreye girmektedir ve mekanda gerçekleştirilen davranışlarda ve sirkülasyonda yön bulma bu nedenle önemli bir yer tutmaktadır.
Kent içinde kendi evinizin bulunduğu siteyi bulmaktan, sitenizin içinde kendi oturduğunuz binaya ulaşmaya, daha sonra evinize girip odalar arasındaki hareketinize kadar her adımda aynı konuyla karşı karşıya kalırsınız: Belirli yönlere doğru ilerleme ve hedeflediğiniz konuma ulaşma ihtiyacı. İster kent, ister bina, isterse iç mekan ölçeğinde olsun; hareket ve sirkülasyonun giderek hızlandığı bir süreçte, zaman ve hız kavramlarını da göz önünde bulundurursak bir noktadan, ulaşılmak istenen hedef noktasına en kısa, en hızlı ve en az enerji harcayarak ulaşmanın gerekliliği kaçınılmazdır.
Tez kapsamında, bu noktadan hareketle, ilk olarak mekan ve mekanın nasıl algılandığına dair genel bilgiler verilerek mekan-algı arasındaki ilişkiye değinilmektedir. Ardından yön bulmanın hayatımızda neden önemli olduğu ve algının yön bulmada ne gibi etkisi olduğu bir arada incelenmektedir. Algı ve yön bulma arasındaki ilişki incelenerek genel kavramlar hakkında ön bilgi verilmektedir.
Çalışma, mekanda yön bulma konusunu büyük ölçekli kamusal mekanlar üzerinden incelemekte ve yönlendirme tasarımına ilişkin kriterler ortaya koymaktadır. Bu kapsamda mekansal altyapı ve organizasyona, mekanda algı psikolojisine ve bilgilendirme sistemlerine dayalı yön bulma hissinin oluşması ele alınmaktadır. Tüm bu veriler göz önünde bulundurularak büyük ölçekli kamusal mekanlarda hızlı akışın ve yönlenmenin daha çok gerektiğine dikkat çekilmekte ve örnek analizleri yapılmaktadır.
Çalışmada son olarak büyük ölçekli bina sınıflandırmasına girebilecek İTÜ Ayazağa Metro İstasyonu'nda yön bulma sorunları irdelenip, metro içindeki hedef belirlenen noktaya ulaşmada yön bulmaya yönelik öneriler sunulmakta ve çalışma değerlendirme ve sonuç bölümleriyle tamamlanmaktadır.

ABSTRACT

Space is an environment which people make their actions according to their needs. Actions are for using the environment and providing the circulation in the space. While entering to a space, first the process of perception and having the information about the space begins, then the process of movement to the target comes. Wayfinding concept comes to an important point in this extent and it becomes significiant because of these actions and circulation which we make in a space.
In the city while trying to find your own neighbourhood, or while finding your house in the neighbourhood, or entering your house and circulating between the rooms; all the same subject is happening: To orient into some ways and the necessity of reaching to your targets. Either in the scale of city, building or interior; seeing that the movement and circulation accelerating gradually; the concept of speed should be taken into consideration. Thus, the need of reaching from one point to another point in the shortest and fastest way with spending at least energy cannot be ignored.
In this thesis, with this point of view, firstly some general information about the space and spatial perception is given and the relationship between space and perception is examined. Then the reasons why wayfinding is required in our lives and how perception effects the wayfinding is studied. The relationship between perception and wayfinding is explained and some pre-informations about the general subjects are given.
The study examines the subject over the big scale buildings and public spaces and presents the criterias about the wayfinding design. In these ways, the subjects of spatial organisation, spatial perception and pschyhology and information systems are coming into the issue which creates the sense of wayfinding. Considering all these; it is tried to take attention to the point that in big scaled buildings and public spaces, orienting people is becoming more important while analysing examples.
In the conclusion of the study, as a big scaled building, İTÜ Ayazağa Metro Station is researched. The problems of orienting in a metro is questioned and some suggestions about reaching the targets in the metro are presented and the study ends with the evaluation and conclusion parts.

Yazar:MERVE TOSUN / 418091019              merve.t88@gmail.com
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENER
Türk sinemasında iç mekan tasarımında içmimarın rolü / The role of interior architect on interior space design in Turkish cinema

ÖZET

Tez çalışması kapsamında, sinema filmlerinde setin tamamının tasarımından ve yapımından sorumlu olan yapım tasarımcısı veya sanat yönetmeninin yaptığı işin kapsamının ve niteliğinin, bir içmimarın yaptığı işin kapsamına ve niteliğine benzer ve farklı yanları gözetilerek içmimarın bu sürece katılımı sorgulanmaktadır. Bunun için tezin ilk üç bölümünde sinema ile ilgili genel tanım ve kavramlar, sinema ve içmimarlık disiplinlerinin arakesit ve ayrım noktaları, sinema seti tasarım ve yapım süreci, sinemada yapım tasarımcılığı ve dekor tasarımı ile ilgili Türkiye'de ve Türkiye dışındaki eğitim programları gibi konular kaynak araştırması sonucunda açıklanmıştır. Dördüncü bölümde ise genel bir Türk sinema tarihinden sonra seçilen üç Türk filmi, set tasarımı, set tasarımı sürecinde rol alanlar ve filmlerin sanat yönetmenleri ile yapılan röportajlar üzerinden incelenmiştir. Çalışma sonucunda, sinema filmi seti tasarımı sürecinde yapım tasarımcılığı rolü için gerekli altyapının içmimarlık eğitimi ile sağlanabildiği belirlenmiştir. Ayrıca yapım tasarımcılığı görevi için oluşturulabilecek bir eğitim programında işlenmesi gereken alt başlıklar, kaynak araştırmasından ve röportajlardan elde edilen bilgilere dayanılarak öneri halinde sunulmuştur.

ABSTRACT

In this study, the context and quality of an art director or a production designer?s -who is responsible for designing and constructing the whole set- and an interior architect?s work is compared in order to find the interior architect?s participation to the process of a motion picture by looking for the similar and different sides. Therefore, general notions and definitions about cinema, intersections and sections of cinema and interior architecture disciplines, set design and construction process, the education programs in Turkey and other countries about production design for motion pictures are indicated according to the literature review. In the fourth part, after a general Turkish cinema history, the three selected Turkish films are analyzed in terms of set design, the people taking part in the design and construction process and the interviews with the films? art directors. Based on results of this study, we state that interior architecture education can provide the major infrastructure for the role of production design during the process of film set design. According to our literature reviews and interviews with leading art directors, we also provide major topics that should be discussed during an education program for production design.

Yazar:MÜGE ERTÜRK / 418091020 /          mugee_87@hotmail.com
Danışman: ÖĞR. GÖR. ABDULLAH ERENÇİN
Minimalizm'in doğuşu ve mimaride biçim açısından Minimalizm değerlendirmesi / Rising of Minimalism and Minimalism evaluation in architecture in terms of form

ÖZET

Minimalizm, bir akım olarak 1960'lı yıllarda Amerikalı bir grup heykel sanatçısı ve düşünür tarafından kavramlaştırılsa da kökenlerine indiğimizde 1900'lü yıllarda modernizm döneminde ressam Kazimir Malevich ve mimar Mies van der Rohe ile ilk sinyallerinin atıldığı söylenebilir. Minimalizmin temel niteliklerinden olan ?temel formlara indirgeme? özelliğine baktığımızda ise, antik çağlara kadar kökeninin indiğini anlayabiliriz. Minimalist yaklaşımlar, tarih boyunca çeşitli dönemlerde resim, heykel, moda, mimarlık, müzik, edebiyat, felsefe gibi farklı alanlarda gündeme gelmiş ve benimsenmiştir. Sürekli gelişen ve akımı kendi düşünceleri ve yorumlamalarıyla uygulayan sanatçılarla farklılaşan bu akım halen uygulanmakta ve benimsenmektedir. Bu çalışmada, yıllardan beri uygulanmakta olan minimalizmin kavram olarak nitelendirilmesi, minimalizmin doğuşuna neden olan minimalizm öncesi dönem, minimalizmin mimari anlamdaki yansımalarının nasıl olduğu ve bu akımın mimaride öncüleri olan mimarlar ile, günümüzde uygulamaları olan mimarların örneklerinin biçim açısından analizleri yapılarak ortaya çıkan farklar, benzerlikler ortaya koyulmuştur.

ABSTRACT

Although, Minimalism was conceptualized as a movement in 1960?s by some sculpture artists and philosophers; it has roots in 1900?s modernist period artist Kazimir Malevich and architect Mies van der Rohe. If we look at the basic principle of minimalism ?reduction to basic forms? origin of minimalism relied on ancient time. Minimalist approach have gained currency and adopted at different times throughout history in terms of paint, sculpture, fashion, architecture, music, literature, philosophy, etc. Minimalism which is progressive and differentiated by several artists according to their thoughts and comments, still applied and adopted for many years. In this work, qualification of minimalism as a term which has been used for years, the period before minimalism that caused risign of minimalism, minimalism in architecture term, analysis of minimalism?s pioneers and today?s examples were analyzed in terms of form, at the end of this analysis, similarities ? differences were presented.

Yazar:NAZLI KANBUR / 418091021                 nazhlik@hotmail.com
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENER
Okul öncesi eğitim binasına dönüştürülmüş mevcut yapıların kısıtlamaları üzerine bir inceleme / The limitations of the buildings, which were built for a different function, converted to kindergartens

ÖZET

Okul öncesi dönem; çocuğun öğrenme isteğinin dorukta olduğu, her türlü yeni bilgiye ve fikre açık olduğu, insan hayatı boyunca yer alan önemli bir dönemdir. Ülkemizde de okul öncesi eğitim binalarının çoğunun mevcut binalardan dönüştürülmüş olması sebebiyle, 10 adet mevcut yapıdan dönüştürülmüş okul öncesi eğitim binası seçilmiştir. Bu binaların önceki işlevlerinden kaynaklanan kısıtlamaları doğrultusunda; bir okul öncesi eğitim binası olarak mekânsal özellikleri ve düzenlemelerinin nasıl olduğu, eğitim yaklaşımlarına ne şekilde cevap verdiği ve kullanıcı memnuniyeti açısından ne derece iyi olduğu üzerinde araştırmalar yapılmıştır.
Birinci bölümde; problem tanımlanarak; problemin amacı, kapsamı ve yöntemi ifade edilmiştir.
İkinci bölümde; okul öncesi eğitim kurumlarının tanımı, türleri, amaç ve fonksiyonları, okul öncesi eğitim binalarının tasarım özellikleri ve standartları ile okul öncesi eğitim binasına dönüştürülecek yapıların seçilmesinde dikkat edilmesi gereken hususlar üzerinde durulmuştur.
Üçüncü bölümde; okul öncesi çocuğun gelişimi ve fiziksel çevre ilişkisi irdelenerek, okul öncesi eğitim yaklaşımlarından Reggio Emillia, Montessori, Waldorf, Highscope ile Çoklu zekâ yaklaşımları; kuramları, ebeveyn ile öğretmenlerin rolü ve mekân tasarımına etkileri doğrultusunda araştırılmıştır.
Dördüncü bölümde; alan çalışmasına katılmayı kabul eden 10 okul öncesi eğitim kurumunda gerçekleştirilen anket ve örnek analizi çalışması yer almaktadır.
Beşinci bölümde; anket ve örnek analizi çalışmalarından elde edilen veriler değerlendirilmiştir.
Altıncı bölümde; dönüştürülmüş bir okul öncesi eğitim merkezi olan İ.T.Ü. Maçka kreş ve anaokulu için öneri bir iç mekan düzenlemesi sunularak, okul öncesi eğitim binasına dönüştürelecek binaların seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlar, yapılan anket ve örnek analizinden elde edilen veriler üzerinden belirtilmiştir.

ABSTRACT

Preschool age is the most important period in people?s lives. Because preschool child has too much learning desire and they are open minded to get new ideas and acquirements. Therefore, people gain their characteristic features in this period of life. In Turkey, kindergarden buildings are mostly converted buildings. In this thesis study, 10 this sort of kindergarden buildings are handled. Chosen converted buildings are analyzed to understand how they are used as a kindergarden in this research. Do they correspond to education approach of preschools? What kind of solutions are used to solve interior problems because of buildings?previous function? And what kind of diffuculties do users have at using period of these converted buildings?
In the first section, the problem and the aim of problem is defined. The scope of research and the method used are explained.
In the second section, the definition of preschool education and its sorts, objectives, functions are defined. Kindergarden buildings? design characteristics and standards are mentioned under the title ` Design Characteristics and Standarts?. And this title includes area components of building which converted to a kindergarden.
In the third section, analysis of growth of pre-school student and relationship between environment and according to that, among approaches to preschool teaching, Reggio Emillia, Montessori, Waldorf, Highscope and Multiple Intelligences are studied in terms of their effects on the design of the place and the roles of parents.
In section four, analysis of datas gathered from the survey applied in ten pre-school which accept to join our survey. In section five, assessment of analysed survey results.
In the last section, presenting sample interior design project for later converted education central I.T.U Macka Pre-School and according to analysed survey results, determination of key cases must be considered when converting a building to a pre-school education building.

Yazar:NİHAN OĞUZHAN / 418091024     nihanoguzhan@gmail.com
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENER
Tiyatro salonlarında sahne aydınlatması ile salon ve sahne biçiminin ilişkisi / Relation between the theatre stage lighting and form of hall and the stage

ÖZET

Bu tez çalışmasında tiyatro sahne aydınlatması ile salon ve sahne biçiminin ilişkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Sahne aydınlatması tiyatro salonlarındaki diğer mekânlardan farklı olarak standartlarla belirlenemeyen öznel kararlarla şekillenmektedir. Her oyunun kendine özgü aydınlatma tasarımı vardır ve ışık tasarımcılarının kişisel yorumu ile aynı oyunun bile farklı ışık kurguları olabilir. Sahne aydınlatması için kabul görmüş aydınlatma standartlarından bahsedilmesi çok doğru olmasa bile, oyun sahneye koyulurken doğan aydınlatma ihtiyaçları, sahne aydınlatması tasarımı üzerinde belirleyici rol oynar. Oyunun yönetmeni ve ışık tasarımcısı; sahne üzerinde yaratmak istedikleri atmosfer, kompozisyon ve oyun içerisinde ışık kullanılarak öne çıkarma ya da geri planda bırakmatercihlerine göre aydınlatma tasarımı şekillenir.Ünlü İngiliz ozan ve tiyatro oyun yazarı William Shakespeare Size Nasıl Geliyorsa (As You Like It) oyununda ?Hayat bir oyun sahnesidir? der. Bu söz felsefi bir derinlik ifade etmesine rağmen ilk anlamıyla da tiyatro için geçerli kabul edilebilir. İnsanın olduğu her yer tiyatro sahnesine dönüşebilir. Tiyatronun Antik Yunan döneminde seyirci ve sahne düzeniyle belirli bir tipolojiye sahip olmasından önce dini törenlerde, kutlamalarda, şenliklerde tiyatro oyunu sayılabilecek ritüeller yapılmıştır. Bu ritüellerde kullanılan mekânlar bildiğimiz tiyatro sahnesi biçimi ile benzer olmasa da seyircisi ve oyuncusu ile birlikte sahnelenen tiyatrodur. Bugün de tiyatro sahnesi, özellikle tiyatro salonu olarak inşa edilmiş salonların dışına taşmış, eski antrepolar, atölyeler, garajlar tiyatro oyunlarının oynandığı sahnelere dönüşmüşlerdir.Sahne aydınlatması gibi tiyatro sahnesinin de yapısal olarak belirli standartlar ve kurallarla sınırlandırılması çok mümkün değildir. Ancak tiyatro salonu olarak inşa edilmiş yapılardaki salonun ve içindeki sahnenin antropometrik ölçülere ve ergonomik ölçütlere uygun olması gerekmektedir. Sahne ve oditoryum düzenine göre planda ve kesit üzerinde görüş çizgilerinin çizilerek salondaki tüm seyirciler için dengeli bir sahne görüşünün sağlanması hedeflenir. Salon biçimini etkileyen en büyük unsurlardan biri de akustiktir. Oditoryumun yapısı, tavan biçimi akustik gerekliliklere göre şekillenir. Ayrıca salonun döşemelerinde kullanılan malzemeler seçilirken de akustik özellikleri göz önünde bulundurulur. Ancak bu tez çalışmasında salon ve sahnenin sahne aydınlatması ile olan ilişkisi inceleneceği için akustik konusuna değinilmemiştir. Tarihsel süreç içinde tiyatro sahnesi ve sahne aydınlatması incelendiğinde, sahnenin ve seyirci oturma düzeninin Antik Yunan döneminde belirli bir biçim kazanmaya başladığı görülür. Roma döneminde tiyatro sahnesi kapalı mekâna girmiş olmasına rağmen sahnede yapay aydınlatmanın kullanımından bahsedebilmek için Rönesansa kadar beklemek gerekmiştir. Rönesans sonrasında sahne aydınlatması, aydınlatma işlevinin ötesinde sahne üzerinde farklı görevler üstlenmeye başlamıştır. Elektrikli ışık kaynaklarının kullanılmaya başlanması ile birlikte bugünkü anlamıyla sahne aydınlatması tasarlanmaya başlanmıştır.Sahne aydınlatması için kullanılan ışık kaynakları ve armatürlerden bu iş için özelleşmiş yapıda ve nitelikte olması beklenmektedir. Teknolojik gelişmelerle birlikte ışık tasarımcılarının tüm yaratıcılıklarını destekleyebilen armatürler ve bilgisayar yazılımları salonlarda kullanılmaya başlanmıştır.Sahne aydınlatması ile salon ve sahne ilişkisini belirleyen en büyük etken sahne üzerindeki aydınlatma ihtiyacıdır. Daha önce belirtildiği üzere her oyunun aydınlatma kurgusu birbirinden farklı olsa da sahne aydınlatması ihtiyacı belirli başlıklar altında toplanabilir. Bu ihtiyaçlardan en öne çıkanı seçici görülebilirliktir. Aydınlatmanın başlıca amacı görülebilirlik olsa da söz konusu sahne aydınlatması olunca seçici görülebilirlik tanımını kullanmak daha doğru olur. Sahne üzerinde göstermek kadar gizlemek de önemlidir. Ayrıca en yaygın kullanılan sahne tipi olan proscenium sahnede seyirci sahneyi sadece ön cepheden görür. Sahne aydınlatması sahne üzerindeki oyuncuları ve dekorları arka plandan koparır ve boyut kazandırır. Böylelikle salondaki seyircilerin sahne üzerindekileri iki boyutluymuşçasına algılamaları önlenmiş olur.Işık kullanımı ile aynı sahne bambaşka şekillerde görünebilir, seyirciler üzerinde farklı hisler uyandırabilir. Bu durum aydınlatmanın sahne üzerinde atmosfer yaratma işlevini gösterir. Adeta dekorun bir parçasıymışçasına sahne aydınlatması da kompozisyonu destekler. Oyunun içinde geçtiği zaman ya da oyuna hâkim olan duygusal ortam aydınlatmanın yardımı ile seyircilere yansıtılabilir. Sahne üzerindeki aydınlatma ihtiyacını karşılayabilecek nitelikte aydınlatma armatürlerinin, yine bu ihtiyaçları karşılayabilecekleri açıyı ve mesafeyi yakalayabilmeleri için salon ve sahne içindeki belirli alanlara konumlandırılmaları gerekmektedir. Bu alanlardan bazıları salon ve sahnenin mevcut yapısal bileşenleri içinde yer alırken bazıları da özellikle armatür konumlandırılması için salon ve sahneye eklenmişlerdir.Kullanılacak aydınlatma armatürlerinin türleri, kullandıkları ışık kaynakları ve ışık bileşenlerinin nitelikleri ile sahne veya salon içinde konumlandırıldıkları noktalar ve aydınlatma açıları arasındaki ilişki sahne ihtiyaçları ve elde edilmek istenen etki doğrultusunda bir matris üzerinde gösterilmiştir.Tez çalışmasının sonunda örnek olarak Bursa Merinos Atatürk Kültür Merkezi içinde yer alan Yüksek Nitelikli Sahne Sanatları Salonu?nun sahne aydınlatması ile salon ve sahne biçimi ilişkisi elde edilmiş matris kullanılarak incelenmiştir. Yapılmış olan tez çalışmasının tiyatroda sahne aydınlatması ile ilgili çalışmalar yapacak olanlara yardımcı olması, mevcut ya da proje aşamasındaki sahnelerin aydınlatma biçimleri incelenirken değerlendirme yapılabilmesine kolaylık sağlaması ümit edilmektedir.

ABSTRACT

In this thesis, it has been tried to explain the relation between the theatre stage lighting and the form of the hall and the stage. Stage lighting depends on custom decisions unlike the standards in other locations in the theatre halls. Each play has a unique lighting design and even the same play can have different lighting design due to lighting designers? personal interpretation.Even though it?s not right to mention the accepted lighting standards for the stage lighting, lighting necessities that have come up during the performance, play an important role on the design of stage lighting. Lighting designs are created in accordance with the decisions of the ambience and composition that the director and the lighting designer wanted to create ant the things that should be highlighted or left in the background using light in the play.Famous English poet and playwright William Shakespeare says ?All the world's a stage? in his play As You Like It. Even though this saying expresses a philosophical profundity, it can be acknowledged as valid for theatre. Every place can transform into a stage as long as there are people. Before the theatre had a certain typology with the audience and the stage layout in the ancient Greek era, there had been rituals performed in religious ceremonies, celebration and festivals that can be accepted as a play. Even though the stages in these rituals were not similar to current stage forms, they were plays with their audience and performers. Nowadays stages have gone out of the buildings that were especially made for theatres and old warehouses, workshops and garages have turned into stages where plays take place.Like stage lighting, restriction of stages structurally to certain standards and regulation is not possible. However structures that have been built for theatre should meet the required anthropometric and ergonomic dimensions of the hall and stages within the structure. Sight lines should be drawn on the plan and the sections according to stage and auditorium layouts to provide a balanced view for every audience within the hall. Acoustic is one of the important factors that affect the stage form. Structure of auditorium and ceiling form are shaped according to acoustic requirements. Furthermore during selection of stage floor materials, acoustics should be taken into consideration. However the relation between the hall and stage lighting is going to be explained in this thesis, the acoustic are not mentioned. As we analyze the evolution of the stage and stage lighting in history, it can be seen that layout of the stage and seating arrangement have started to take a certain form in Ancient Greek Era. Even the stages were in the buildings in Rome Era, the usage of stage lighting has not started until Renaissance. After the Renaissance stage lighting started to carry out different functions on the stage besides lighting. Modern lighting have been started to be designed with the use of electrical light sources. It?s expected that light sources and lighting fixtures that are used for stage lighting should be custom designed and qualified. Lighting fixtures and computer software that boost the light designers? creativity have been started to be used in halls with the development of technology.The most important factor that determines relation between the stage lighting with the stage and hall is the necessity of lighting on the stage. As it has been mentioned before that each play has a unique lighting installation, stage lighting necessity can be classified under certain subjects. The most featured necessity is selective visibility. Even though main purpose of lighting is visibility when talking about stage lighting it is better to use the term selective visibility. Concealing is at least important as showing on stage. Furthermore audience sees only the front side of the stage in proscenium stage which is the most common used stage. Stage lighting distinguish the performers and settings from the background and reveals the form of the elements. Thus the perception of the elements on stage as two dimensional by the audience in the hall is prevented. With the use of lighting the same stage can be seen in different forms and can inspire various emotions on the audience. This case shows the creating ambience on the stage function of the lighting. Stage lighting supports the composition like it is part of the setting. Time that is present in the play or the mood that surrounds the play can be reflected upon the audience by the help of lighting.Qualified lighting fixtures that fulfill the lighting requirements on the stage should be positioned in certain locations in the hall that they can find the angles and the distance so that they can provide the lighting necessities of the stage. Some of these locations are added to the stage and the hall especially for orientation of the fixture while some of these locations are already in the structural elements of the stage and the hall. Types of the lighting fixtures, light sources that are used and quality of the light elements, the locations where they are positioned on the stage or in the hall, the relation between the lighting angles and the effects that they need to attain are shown on the matrix. At the end of the thesis the relation between the hall and the form of the stage and the stage lighting in High Standard Stage Performance Hall which is part of the Bursa Merinos Ataturk Culture Center have been analyzed using the matrix.It is hoped that this thesis will help the people who are going to work about stage lighting in theatres or provide convenience to the evaluation of the present stage lightings or lighting projects.

Yazar:GAYEM DOĞAN / 418091017           gayemdgn@gmail.com
Danışman: DR. ABDULLAH ERENÇİN
Yerel ve kültürel unsurların mağaza iç mekanlarında kullanımının etkileri / Effects of the use of local and cultural features in store design

ÖZET

Bu tez, yerel elemanların kullanıldığı mağaza tasarımı anlayışının marka kimliğiyle ve tüketicilerin alışveriş davranışıyla olan etkisini ve etkileşimini incelemeyi amaçlamaktadır. Malzemeler, renkler, motifler ve tarihi binaların mimari stilleri gibi yerel elemanların mekan kullanıcıları tarafından algılanması alışveriş davranışını etkileyen tek kriter olmasa da marka kimliğinin güçlendirilmesinde ve müşterilerin mağazayı tercih etmelerinde güçlendirici bir etken olmaktadır.

ABSTRACT

This thesis examines the effects of the store designs -in which local elements are used- together with the brand identity and the shopping behaviors of the consumers. Although the perception of the local elements such as materials, colors, motives and the architectural styles of the historic buildings by the users of the spaces is not the only criteria that affects the shopping behaviors, it becomes an empowering factor for the corroboration of the brand identity and for the customers to prefer a shop.

 

2010-2011 DÖNEMİ

Yazar:IŞIL BİLGEHAN GÖKTEPE / 418101013 isilgoktepe@gmail.com
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENER
Gerçek mekan, sanal mekan ve kurumsal kimlik ilişkisi / Real space, virtual space and relation with corporate identity

ÖZET

Mimari mekân tasarımının, kurum kimliğinin yansıtılmasında ve kurum performansı üzerindeki katkısı büyüktür. Kurumların sanal ortamdaki platformlarında, kurum felsefesinin gerçekte olduğu gibi yansıtılması, müşterilere aynı kurumsal davranış ve kurumsal iletişim öğeleriyle yaklaşılması gerekmektedir. Tüketicilerin büyük bir çoğunluğu, sanal veya gerçek ayrımı yapmadan bir kurumun müşterisi olmak için öncelikle o kuruma güven duymayı, kurumun kendileri için iyi ve başarılı bir imaj çizmesini beklemektedir. Bu çerçevede hazırlanan tez çalışmasında, fiziksel mimari ile sanal mimari arasındaki benzerlikler ve farklar belirlenmiş, kurumsal kimlik, kurumsal tasarım ve bunun mimari ile ilişkisi üzerinde durularak sanal mekânlarda kurumsal kimlik tasarımı konusunda yapılması gerekenler ortaya konmuş ve konu ile ilgili olarak sanal alışveriş mekanlarından örnekler incelenmiştir.

ABSTRACT

Designing the architectural space is important for reflecting corporate identity and corporate performance. Corporate philosophy should be represented as in reality and the customers should be treated with the same elements of corporate behavior and corporate communications in virtual platforms of the instutions.The vast majority of consumers, without discrimination of virtual or real, want to trust the institution and expecting to view a successful image before becoming customers of the company. In this work, similarities and differences between physical and virtual space design are identified, corporate identity, corporate design, and the relationship between architecture are focused on, requirements of the design when representing the corporate identity in virtual spaces are identified and virtual shopping spaces are studied as the examples of the subject.


2011-2012 DÖNEMİ

Yazar:IŞILAY DİKEÇ / 418111009                isilaydikec@gmail.com
Danışman: ÖĞR. GÖR. ÖZGE CORDAN
Küçük konutların iç mekan tasarımında işlevsellik bağlamında esneklik: Nef flats levent 163 örneği / The interior flexibility of small scale housing in the context of functionality: A case of nef flats levent 163

ÖZET

Günümüzde hızla artan nüfus, ulaşım-erişim güçlüğü, özellikle merkeze yakın bölgelerde arsalardaki değer artışı, doğal kaynakların azalması, enerji verimliliği gibi nedenler bizleri giderek sınırlı metrekarelerde yaşamaya zorlamaktadır. Dolayısıyla mimarlar, iç mimarlar, yapımcılar, uygulayıcılar ve kullanıcılar olarak konut mekanlarının daha esnek ve efektif kullanımına ihtiyaç duymaktayız. Bu kapsamda tez çalışması, küçük konut tasarımında işlevsellik bağlamında iç mekan esnekliği üzerine odaklanmaktadır. Çalışmanın amacı, santimetrekarelerin bile önemli olduğu küçük konutta karşılaşılan tasarım, uygulama ve kullanım aksaklıklarının önüne geçmek için esneklik, işlevsellik ve endüstrileşme ile ilgili kavramlar ve süreçleri inceleyerek, çalışmanın alan çalışmasını oluşturan NEF Flats Levent 163 Konut Projesi üzerinden konu ile ilgili yeni çözüm önerileri geliştirmektir.

ABSTRACT

Nowadays issues such as population growth, transportation and access difficulties, increase of value in land, reduction of natural resources, energy efficiency forces us to live in limited square meters. Therefore the users need more flexible and functional use of housing environments. In this context, this study will be focused on the interior flexibility of small scale housing in the context of functionality. This study emphasized to develop flexible components for producing flexible design solutions in every stage of design to determine defectiveness and to avoid negativeness, especially in small scale housing projects. Firstly, all related concepts and processes such as flexibility, functionality, adaptability and industrialization will be examined and then the new design solutions will be produced for the case of this study which is NEF Flats Levent 163 Housing Project.

Yazar:BOLORTSETSEG ENKHBAATAR 418111002              bobik1225@yahoo.com
Danışman: PROF. DR. HASAN ŞENER
Geleneksel Moğol çadırından bağımsız konut yaşamına geçişte mekansal gereksinimler ve ilişkiler / Spatial requirements and relations in transition from traditional Mongolian yurt to housing life

ÖZET

Moğolistan, Rusya ve Çin arasında yer alan göçebe kültüre sahip bir Orta Asya ülkesidir. Ülkenin genelinde, yaz sıcaklığı ortalaması 17 oC derece, kış ortalaması ise -35oC derece olup, sert kuru bir iklimi vardır. Böyle sert bir iklimde Moğol?lar yaşamlarını uzunca bir süre geleneksel Moğol çadırında sürdürmüşlerdir. 1921 yılında, Cumhuriyet?in ilanından sonra yerleşik hayata geçilmiştir. Sovyetler Birliği ve Çin Halk Cumhuriyet?in girişimleriyle ülkede bir ve iki katlı konutlar ile toplu konutların inşası başlamıştır.Çağlar boyunca geleneksel çadır yaşamına alışık olan Moğollar, kentsel ve kentli yaşama geçişte ne tür sıkıntılar yaşadılar? Bu anlamda, bugüne kadar inşa edilen konutlar göçebe kültürüne sahip Moğolların yaşam tarzına uygun mudur? Moğolların geleneksel yaşama biçimi olan Moğol Çadırının genel özellikleri nelerdir ve neden hale kullanılmaktadır? Göçebe kültüre uygun bir bağımsız konut modeli, kentsel ölçekte nasıl bir üreme sistemi içinde tanımlanıp tasarlanabilir? Konutların iç mekan örgütlenmesinde kültürel referanslar nasıl karşılık bulabilir? Bu çalışma, yukarıdaki sorulardan yola çıkarak, Moğol kültürüne ve yaşam biçimine uygun, bir toplu üretim modelinin kurgulanmasını kapsamaktadır. Birinci bölümde, sorun tanımlanarak, çalışmanın amacı, kapsamı ve yönteminden bahsedilmiştir.İkinci bölümünde, kültür, konut, konut-kültür ilişkisine açıklık getirilmekte ve kültürle tasarlamak başlığı altında geleneksel konut ve kültürel referansla tasarlanan konut örnekleri üzerinden konu tartışılmaktadır Üçüncü bölümde, geleneksel Moğol çadırının yaşam kültürü, biçimi/form, çadırın boyutları, yapısal strüktürü ve çadırının anlamına değinilmiştir.Dördüncü bölümde, geleneksel Moğol çadırının genel özellikleri olan taşınabilirlik, sökülüp takılabilirdik ve adaptasyon / uygunluk?tan bahsedilmiştir. Ayrıca; Moğol çadırının iç mekân örgütlenmesi, mekânsal kurgusu, mobilya düzeni, bezeme paleti, aydınlatma, malzeme, renk, doku vb. özelliklerine değinilmiş ve Moğol çadırının yakın çevre ile olan ilişkisine yer verilmiştir.Beşinci bölümde, geleneksel Moğol çadırından Moğol kentine geçiş sürecine, çadır kentin gelişimi ve az katlı konutların ortaya çıkmasından başlayarak toplu konutların gelişimine yer verilmiştir. Altıncı bölümde, Moğol çadırına ve kültürüne referansla farklı konut büyüklükleri ve tiplerine sahip olan bağımsız konutlar tasarlamak ve bir toplu üretim modeli geliştirmek amacıyla yapılan çalışmalar yer almaktadır. Yedinci bölümde ise sonuçlar ve öneriler yer almaktadır. Anahtar kelimeler: Moğol Çadırı, Kültür, kültürel mimarlık,

ABSTRACT

Mongolia, has nomadic culture, is located between China and Russia in central Asia. Weather in Mongolia is generally hard and dry, average degrees in summer is 17o C and in winter -35oC degree Celsius. Mongolians live in their traditional Mongolian yurt in this harsh weather. Capital Ulaanbaatar, after changed the place more than twenty times, in 1921 after the republic has settled it?s place finally. First first-floored and second-floored houses were constructed by Communist Russian Republic and Chinese Republic. These diploma will concern on, Are these houses really suitable for nomadic Mongolian?s life, What is the important properties of traditional Mongolian yurt and why its still used by Mongolian nomads, how could be the suitable housing design for Mongolian nomadic culture. In this context, this study is aimed to propose new mass housing settlement strategies that take into account the cultural values of Mongolian people and, symbolic, spiritual, physical and spatial features of Mongolian Yurt . In the first section; the problem and the aim of problem is defined. The scope of the research and the method used are explained.In the second section, research on meaning of culture, housing and relation between culture and housing. Then under with culture it explained that traditional and vernacular architecture and critics and examples of designs with cultural referenced architecture.In the third section; literatural research on Traditional Mongolian yurt?s life custom, form, structural elements, meaning symbol and forms are defined. In section four; Traditional Mongolian yurt?s main property which is portability, Monte and demontebility and adaptation are explained. And also traditional Mongolian yurt's interior space organization, furniture plan, decorations, lighting,material, color etc and outside and outside environment relations are explained.In fifth section, It is stayed on how they passed from nomadic Mongolian yurt to sedentary life culture and development of town of yurt, development of one and two floored house and many floored houses in Mongolia.In sixth section, it stayed on, different sized and types of proposal housing design and mass housing design which referenced from Traditional Mongolian yurt's life culture.In the last part, conclusion and related recommendation is explained. Key words: Mongolian yurt, Culture, Culture meaning architecture